What a Great Game, You Should try

23 Aralık 2011 Cuma

YETER...

Şimdi mutlu olduğunu Mu zannediyorsun?
Sen mutluluğun ne olduğunu
Asla bilemeyeceksin
Hayatın boyunca hep bana
Yaptıklarının cezasını çekeceksin.
Yediğin her lokmada,
Aldığın her nefeste,
Attığın her adımda,
doğan her güneşte bunların
Bedelini ödeyeceksin...
Pişman olacaksın,
Dönmeye çalışacaksın
Ama beni içine attığın
Karanlığın kör kuyularında
Kaybolacaksın!
Ve gittin...
Sadece bitti dedin.
Fazlasına gerek yoktu zaten.
Herkes anlamak istediğini anlardı değil mi.?
Ama inan hiçbir şey anlamıyorum.
... Sana lanetler mi yağdırmalıyım, yoksa yolun açık olsun mu demeliyim.?
Yok bu çok fazla, dilerim Allah'tan bensiz gittiğin hiç bir yol açık olmasın.!
Sensiz aldığım nefes nefes değilken, bensiz aldığın nefes nefes olmasın.
En sevdiğim hayallerimi, en büyük kabusa çevirenleri, elbet bir gün en tatlı rüyalarından uyandırırım..!!
Ben yokluğunu selamlarken dilerim sen varlığımı daima ara. Benim yokluğum senin ızdırabın, senin yokluğun benim imtihanım olsun.!
Üzülmüyorum.. Çünkü hayatımdan çıkan hiç kimsenin hayatımda yeri yok. Düşünüyorum da değersizlere bu satırlar bile çok. Yüreğinden yüreğimi uzaklaştıran yürekler, dilerim YÜREĞİNE SİNMESİN YAR..!!!
BEDDUA Etmek BANA Göre Değil..! Kalbimi Kıranlar BELALARINI Değil, Ruhlarının LAYIĞINI Bulsunlar O Bana YETER..!



22 Aralık 2011 Perşembe

ÖYLE GÜZEL CAHİLDİK Kİ

Öyle güzel cahildik ki, eskiden
Ne bilgisayar vardı, ne televizyon...
Gazete bile her zaman olmazdı evimizde,
Keyfimiz bozulmazdı, hiç çirkin haberlerle...
Dışarıda bir metreye yükselmiş kar,
... Ama, içten içe öyle yanıyor ki soba,
Sobanın üzerinde demir maşa...
Ekmek dilimleri de, maşanın üzerinde.
Tereyağı sürülmüş üzerlerine...
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk mu, o çok lükstü bize...
Yumurta lezzetli ve ekmek her zaman ekmek gibi...
Püfür püfür, buram buram kokuyor mis gibi...
Ne G.D.O., ne katkılı, tamamen organik...
Bir kez olsun, kümesten yumurta almamış,
Bir kez olsun, o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış,
Ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında,
Boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde,
Hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler,
Nerden bilsin böylesine güzel cahilliği?
İşte ben ne kadar yaşlıyım, bu gençlere göre...
Dışarıda kar var, içeride kanaat ve huzur...
Sobanın üzerine dizerdik portakal kabuklarını,
Kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin,
Akıllara seza mutluluğuydu.
Mısır patlatılırdı, çocuklar için,
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin,
Ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
Geniş ve besleyici bir masal dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi?
El değerek üretilirdi ekmeklerimiz, sağlıklıydı, lezzetliydi,
Mis gibi kokardı, çay da kokardı, domates de...
Bütün bu nefasete yetiyordu, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği,
Dışarıda kar, içeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
Yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi, kimin umurunda...
Ne güzel cahildik, mutluluğun resmini çiziyorduk…



21 Aralık 2011 Çarşamba

ÇOCUKLUĞUMUZ

*Yün çoraplarını sobaya dayayarak ayaklarını ısıtmıştır bu çocuk...
*Sobanın üzerine tükürüp o tükürüğün fokurdamasını izleyen çocuktur.
*Sobanın borusunda bulunan çamaşır kurutma tellerine asılı olan okul önlüğünün kurumasını beklemiş çocuktur.
*Yıllar sonra büyüdükten sonra kaloriferli veya kombili bir evde halen
"oturma odası"nın kapısını kapatan çocuktur.
*Sobanın üzerinde kestane patlatmış çocuktur...
*Sobanın üzerine kolonya dökerek alev denemesi yapmış çocuktur!
*Elbiselerinin bir köşesi kuruturken yakmış çocuktur.
*Annesi evde yokken soba sönmesin diye sobaya tahta kömür taşımayı görev bilmiş çocuktur.
*Soba tütünce tırsmış çocuktur.
*Küçükken Sobanın önünde mavi leğen içinde banyo yapmış çocuktur...
*Önlük yakalığını kumaş mendilini bilumum ufak tefek malzemeyi soba borusuna yapıştırmak suretiyle ütülemiş olan çocuktur...
*Annesinin ördüğü kazağı o sıcaklıkta yinede giymeyi.
*Özelliklede hasta olmayı çok iyi bilen çocuktur...



KADIN VE BİLGİSAYAR

1.İkisi de devamlı sorun çıkartır ve sorunu halletmeniz saatlerinizi hatta bazen günlerinizi alır.
2.İkisi de elektrik almak ister.
3.İkisi de hiçbir şey yapmıyormus gibi gözükse de arka planda kullanıcıdan habersiz bir çok iş yürütürler.
4.Ne kadar çok paranız varsa o kadar iyi "donanım"lısına sahip olursunuz.
5.İkisinin de durup dururken niye bozulduğunu anlamazsınız
5.İkiside alışkanlık yaratır..
6.Verim almak için ikisine de nazik davranmak gerekir
7.Ne kadar iyisini alırsaniz alın, 2-3 sene sonra daha iyisi çıkacağından değiştirmeniz gerekir.
8.İkisi de erkekler için olmazsa olmazdır.
9.İkisini de ne kadar iyi kullanırsanız kullanın saç baş yoldurtan cinslerdir.
10.Parmaklarınızı doğru kullandığınızda her ikisinden de güzel tepkiler alırsınız
11.İkisi de zaman zaman error verebilir
12.İkisi de hassastır,sağı solu pek belli değildir.
13.İkisi de bozulduğunda dediğiniz hiçbirşeyi yapmazlar.
14.İkisinin de bellekleri inanılmaz güçlüdür. Dolayısıyla dikkat etmek gerekir.  

     :) :) :)



YALNIZLIĞA ÖVGÜ

Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.

Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.

Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.

Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var..
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar,
Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.



PLASEBO ETKİSİ NEDİR


            Plasebo etkisi, hastaların ortada gerçek bir tedavi olmaksızın, ilaç sandıkları, hiçbir etkinliği olmayan şekerli hapları içerek tedavi gördükleri inancıyla iyileşme göstermelerini anlatan bir kavramdır.

Bedenlerinin kendi kendini iyileştireceğine inanmayan pek çok kişi, etkili olduklarını sanarak aldıkları "şekerden ilaçlar" ile iyileşiyorlar. Plasebo, insanın "kendi kendini iyileştirebilme" gücünü ortaya çıkarıyor aslında…

Medyaya yansıyan pek çok mucizevi ilacın ve alternatif tedavi yönteminin esas etkisi de plasebodan farklı değil. Kanser dahil pek çok hastalığın ilaç verilmeksizin hatta plasebo ilaçlar ile değişen derecelerde iyileşebileceği bildirilmektedir. Plasebolar , kişinin kendine ve bedenine duyduğu özgüveni artırmaktadır. Hastalık ile savaşabilmek için kişiyi motive etmektedirler.



SHAKİRA MESNEVİ OKUYOR YA SEN

          Dünyada her geçen gün artan Mevlana Celaleddini Rumi`nin Mesnevi isimli eserini okuma alışkanlığı son olarak ünlü sanatçılara da sıçradı. Kolombiya asıllı şarkıcı Shakira sürekli gördüğü kâbuslardan ötürü oldukça şikâyetçiyken psikoterapistinin önerisi üzerine Mevlana hazretlerinin Mesnevi eserini okumaya başladı. Eserin birinci cildini bitirdiğinde kâbuslarının tamamen kaybolduğunu söyleyen şarkıcı, çeşitli röportajlarında bu durumu belirtmekten de çekinmiyor. Shakira, Mesnevi okumaya başladıktan sonra kendisindeki sevgi ve aşk tanımlarının değiştiğini ve kininin azaldığını söylüyor.

İlginçtir ki batıda Mesnevi okumaları oldukça hız kazanırken maalesef ülkemizde hala çok düşük düzeyde. Mevlana`nın türbesinin bulunduğu kent olan Konya`da yapılan bir ankete göre, her yüz kişiden sadece 45 kişi Mesnevi`yi az da olsa okumuş. Tamamını okuyanların sayısı ise yüzde 10’u bile bulmuyor.

Bazıları bu durumu şöyle izah ediyor. “Biz Mesnevi’yi hayatımızın içine katmışız evet, belki okumuyoruz ama sohbetlerimizde muhabbetlerimizde geçen hikâyelerin birçoğu mesneviden.” Evet, bunun doğruluk payı var lakin bunun iki tehlikesi de var. Birincisi; Mesnevi`deki hikâyenin dilden dile değiştirilmiş olması, ikincisi de anlatılanın Mesnevi`den olduğunun bilincinin yitirilmiş olması. Aksi takdirde bu harika bir durum.




ONUR KOÇ (SANA GİT DİYEMEM)

ONUR KOÇ (SUSTUM)

ONUR KOÇ (DOĞUM GÜNÜ)

ONUR KOÇ (AŞK)

ONUR KOÇ (ANLADIM)

ONUR KOÇ (ELLERİNİ ÇEKİP BENDEN)

ONUR KOÇ (SENİ ÇOK SEVİYORUM)

ONUR KOÇ (ELİNİ TUTMASAM)

ONUR KOÇ (OLMAZSA OLMAZIMSIN)

ONUR KOÇ (AYRILDIK İŞTE)

ONUR KOÇ (ADIN İHANET)

ONUR KOÇ (KAFAM HAFİF DUMANLI)

ONUR KOÇ (HER RÜYADA ŞİİR GİBİ GÖZLERİN)

ONUR KOÇ (ADALETSİZ SEÇİM)

ONUR KOÇ (SENDEN SONRA)

2 Aralık 2011 Cuma

NEVER JUDGE TOO QUICKLY

A 24 years boy seeing out from a train window, shouted...
"Dad , look at the trees, they are going behind!!" ... Dad smiled

A young couple sitting nearby to him, looked at the 24 year olds childish behavior with pity

Suddenly he shouted again saying ...
"Dad, look at the clouds, they are running with us, amazing!!"

The couple Couldn’t resist any more and said to the old man:
His behavior is very strange, why don’t you take him to a doctor?
The old man smiled & said...


"I did, in fact we are just coming back from hospital, my son was blind from birth, he just got his eyes today!!!"


P.S:
Never judge too quickly! Because what you think may not always be the truth..!!


LOVE REQUİRES TWO PEOPLE

Direction of wind changes,
Leaves fade suddenly,
Ship loses its way on the sea,
looks for a harbor in vain,
Laughter of a stranger,
has already stolen your lover;
The poison gathered in you,
will kill only itself,
The only thing experienced alone is death,
Love requires two people,



I WOULDNT LIKE TO BE WITHOUT YOU

I wouldn?t like the world if given 

If crowns and thrones were promised, 

I wouldn?t like to stay without you and quiet 

It is not so easy to desert you 

I wouldn?t like it, wouldn?t like to be without you.


EVERYTHİNG İS WAİTİNG FOR YOU

Now sweetheart, I am thinking of you in a big city
The hallway is deserted


The towels are alone in the shower

The rugs are dusty

My clothes are in the wardrobe, and here and there


Everything is waiting for you, for your return

For you to come in

For the touch of your hands



I SAD LOVE STORY

A SAD Love Story:

There Were Two Lovers Who Decided To End Their Relationship.
After Many Years When The Boy Got Married,
His Ex G.F Approached Him 'n Said:
..."How Dare You Use My Favorite Color As The Theme Of Your Wedding ..!
How Dare You Use My Favorite Flowers As Youe Decoration!
How Dare You Set The Date I Proposed You As Your Wedding Day
'n
How Dare You Use Our Song For The Ceremony ??
The Boy Cried
'n Said
"Because This Is The Only Way
I Could Pretend To My Heart That I'm Getting Married To YOU. :(



I LOVED

What I loved most about you was your reflection on me

Your existence in me, your being one with me

I loved your your bravery, honesty, pureness

I loved you, I loved you, I loved...



KADINA YAKIŞAN SADECE AŞKTIR...

Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar.
Kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar,zamanla delirirler.
Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler.
Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz.
Aşık olan erkeğin gözünde ise herşey yeniden değerlenir.
Çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder..
Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla...
Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar;
Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.
Aşık olmak erkeğe yakışır.
Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır...