What a Great Game, You Should try

28 Ekim 2011 Cuma

BEN AŞK ADAMIYIM

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: "Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de."

Fakat bütün bunlar da olur,
Yine tasa etmem,
Yine kırılmam kimseye.
Ben aşk adamıyım,
Sevmeye geldim insanları,
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
Hesapsız, karşılıksız,
Ayrılık gayrılık gözetmeden.
Gün gelip gidersem şayet,
Öyle severekten gideceğim ki,
Karanlık kıyılardan bile olsa,
Candan selamlarım,
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
İçlerinde kendim varmışım gibi!

                                                        CAHİT SITKI TARANCI



SADECE SEVMEK İSTİYORUM

Canım yalnızca sevmek istiyor seni..
öncesini ve sonrasını düşünerek değil, alışılmış bir tören gibi hiç değil. Dokunmadan , gözlerine bile bakmadan konuşmadan .

Unutup , tekrar hatırladığım ve çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalara ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi sevmek istiyorum seni ..

Saçlarını yüzünden ayırıp
Gözlerini kirpiklerinden
Ellerini bileklerinden
İsmini bedeninden ayırıp
Ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi ..
Keşfeder gibi sevmek istiyorum seni..

İlk kez merakla ve hayranlıkla , kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi..

Sevdiğim hiçbir eşyayı yanıma almadan çıkar gibi
Süregelen bir sevgiyle değil !
Öğretilmemiş bilmediğimiz biçimlerde .
Kuşların kanatlarını açıp özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle..
İçimden geldiği gibi canım sadece sevmek istiyorum seni ..


Bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin
serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi..
anlatamadığın ama bırakmak istemediğin bitmesini hiç istemediğin bir hisle..

Canım yanlızca sevmek istiyor seni..
Ne umut etmek , Ne beklemek
HİÇBİR ŞEY
Sadece Sevmek istiyorum seni...

                                                                 SUNAY AKIN




GEL BANA ANLATMA

Yarım aklım bir sana erdi
Yarım kaldı sende olsun değerdi
Kırmaya yüzsüzleştiğin kalbim
Bir tüy kadar hafif şimdi
Aklımı senden kaçırınca
Gel bana anlatma
Zamanım sende dursun
Bırak yarım kalsın
Ya da al elimde kalan ne varsa
Bi düş gördüm ya da o beni gördü
Sağır bir gürültü aramızdan süzüldü
Kırmaya yüzsüzleştiğin kalbim
Bir tüy kadar hafif şimdi
Aklımı senden kaçırınca ahh
Gel bana anlatma



22 Ekim 2011 Cumartesi

DAĞLICA SALDIRISINI PLANLAYAN İSİM HAVA HAREKATINDA ÖLDÜ

PKK'ya yakın haber ajansı 10 Ekim'de yapılan hava harekatında 7 örgüt yöneticisini öldüğünü açıkladı.

10 Ekim tarihinde Irak'ın kuzeyindeki hedeflere yapılan saldırılarda terör örgütü ağır kayıplar verdi.Terörörgütü kendine yakın birinternetsitesi aracılığıyla 3 üst düzey yöneticinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ölen örgüt yöneticilerinin Rüstem Osman, Guhar Çekirge ve Yücel Halis olduğu açıklanırken 4 örgüt üyesinin de öldüğü duyuruldu
Ölen isimlerden Yücel Halis oldukça dikkat çeken bir isim. Örgütün son dönemlerde gerçekleştirdiği kanlı eylemleri sorumlularından biri olarak sık sık adı geçen Yücel Halis'in ismi ilk 12 Mehmetçiğin şehit düştüğü Dağlıca baskınıyla gündeme geldi Hain baskını bizzat planlayan Halis, saldırıda kaçırılan 8 askerin teslimi sırasında hazırlanan tutanağa PKK adına imza atan kişiydi. Halis'in ismi bir de 37 kişinin yanarak can verdiği Madımak Katliamı'yla ilgili soruşturmada da geçmişti

Yücel Halis kimdir?
SHP'li milletvekili ve devlet bakanı Ziya Halis'in yeğeni olan Yücel Halis örgüt içinde "Koçgiri Celladı" olarak tanınıyordu. Sivas-Zara-Divriği hattının sorumlusu olan Yücel Halis'in ilk eylemi 2 Temmuz 1993SivasMadımak olaylarından 3 gün önce Erzincan-Sivas Karayolu'nu kesmek oldu. Yücel Halis, 1997'de Abdullah Öcalan tarafından Şam'a çağrıldı. Bir süre Ermenistan'da kalan Yücel Halis daha sonra K.Irak Bölgesi'ndeki kamplarda eğitmen oldu. 2005'te Hakkari bölgesinden sorumlu olan Halis'in adı 12 Mehmetçiğin şehit düştüğü Dağlıca baskınıyla duyuldu. Kadri Çelik isimli örgüt yöneticisiyle baskını bizzat planlayan Halis, saldırıda kaçırılan 8 askerin DTP'li milletvekillerine teslimi sırasında hazırlanan tutanağa PKK adına imza atan kişiydi.
'Alevileri devlete ezdirirsek kendi tarafımıza çekebiliriz'
Yücel Halis hakkında bilgi veren gizli tanıklardan biri şunları anlattı: "Yücel Halis Alevi kökenlidir. Örgüt içindeki Alevileri ajite ederdi. Sünni köylere yönelik eylemler gerçekleştirdi. Hamu Çimen olarak bilinen bölgedeki köye saldırı düzenlendi. Alevi vatandaşları ayrıldı, 4 Sünni öldürdü. 'Sünniler zaten devletin tarafındadır, safları bellidir. Aleviler de devlete yakınlaşıyor. Alevileri devlete ezdirerek taraf olmaya zorlamak lazım. Alevileri devlete bu şekilde ezdirirsek Alevileri tarafımıza geçeriz' diyordu." PKK'da yer almış başka bir şahıs da şunları söyledi: "1994'de Selimiye köyüne yapılan baskın talimatını Abdullah Öcalan bizzat ALİŞER KOÇGİRİ (kod) Yücel Halis'e verdi. Bu eylem yapılmadan önce Alişer "Madımak Otelinin yakılması olayına karışanlardan bir tanesi bu köylüdür. Bu köy Sünni Türk köyüdür, Aleviler yalnız değil, onlara sahip çıkılması lazım. Bölgede Alevilerin güçlü olduğunu ispatlamak amacıyla bu eylemin yapılması gerekiyor. Yani bölgede Alevilerle Sünnilerin birbirleriyle çatışması gerekiyor" dedi." Selimiye köyüne gidildiğinde, köyde bulunan koruculardan dokuzu bir araya topladıktan sonra bu şahıslardan bir tanesinin eline saz verilip sazı çalması istendi. Şahıs sazı çalarken yanındaki 9 kişiyle birlikte tarandılar ve hepsi öldü."



CEP TELEFONU BEYİN TÜMÖRÜNE YOL AÇMIYOR

Cep telefonu kullanımının beyin tümörüne ya da herhangi bir sağlık sorununa yol açıp açmadığı 20 yıldan bu yana tartışılan bir konuydu.
Bir çok araştırma cep telefonlarının güvenli olduğunu kaydetse de kuşkular giderilmemişti.
Ancak bugüne dek yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri, cep telefonu kullanımının beyin tümörü oluşması riskini artırmadığını ortaya koydu.
Araştırmanın sonuçları İngiliz Tıp Dergisi'nde yer aldı.
Dünya Sağlık Örgütü bu yıl başlarında cep telefonu kullanımını "büyük olasılıkla kanserojen" olarak nitelendirirken cep telefonlarını, kahve ile aynı kategoriye yerleştirmişti.
Danimarka'da yürütülen son araştırmaya ise, 18 yaşın üzerinde cep telefonu kullanan 350 binden fazla denek katıldı.
Araştırma, cep telefonlarının beyin ve merkezi sinir sisteminde tümör oluşması riskini artırmadığı sonucuna vardı.
Ama uzmanlar bu alanda daha fazla çalışma yapılması gerektiğinin de altını çiziyor.
Özellikle çocuklarda cep telefonlarının nasıl bir etkisi olduğuna ilişkin yeterli çalışma bulunmuyor.
İngiltere Sağlık Bakanlığı hala, 16 yaş altındaki çocukların cep telefonlarını ancak gerekli olduğu durumlarda kullanmaya ve görüşmeleri de kısa kesmeye çağırıyor.
Son bulgulara tepkiler de çeşitli oldu.
Kimi uzmanlar bulguları tatminkar diye değerlendirirken, kimileri de denek seçimini eleştirdi; cep telefonlarını en çok kullanan meslek sahibi kişilerin araştırmaya dahil edilmemiş olmasına dikkat çekti.



BM 'FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR KÖTÜ DURUMDA'

Birleşmiş Milletlerin Filistin'de görevli raportörü, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde işgalin çocukların sağlıkları ve refahı üzerinde ciddi etkileri olduğu uyarısı yaptı.

BM özel raportörü Richard Falk, BM Genel Kurulu İnsan Hakları Komitesine sunduğu raporunda çocukların durumunun iyileştirilmesi çağrısı yaptı.
Amerikalı emekli hukuk profesörü Falk, ayrıca, İsrail ordusu tarafından yakalanan çocuklar için uygulamaların iyileştirilmesini istedi.
Falk, tutuklanan ya da gözaltına alınan Filistinli çocuklara şiddet uygulandığı yolundaki bildirimleri aktararak, son yıllarda çoğunluğu taş atma suçlamasıyla tutuklanan küçük yaştakilerin sayısının arttığına dikkati çekti.
BM raportörü, iddialara göre 3 yaşındaki bir kız çocuğunun İsrail askerleri tarafından evinin önünden alınarak, bir kontrol noktasında ağabeyinin yerini söylemesi için tehdit edildiği olayı da aktardı.
Richard Falk, BM ajansları ve insan hakları organizasyonları belgelerine göre geceyarısı yapılan tutuklamalar, çocukların sorgu için ailelerinden alınması, gözaltında kötü muamele gibi uygulamaların yapıldığını söyledi.
İsrailli yerleşimcilerin verdiği rahatsızlık nedeniyle çok sayıda Filistinli çocuğun da okula gitmediğini kaydeden Falk, ''Yerleşimcilerin şiddetinin engellenmemesi ve cezalandırılmaması, İsrail'in sivil halkı koruma yönündeki yasal sorumluluğunun ciddi ve sürekli bir ihlalidir'' dedi.
Falk, daha önce de yaptığı bir açıklamada, İsrail'i Nazi Almanyası ile karşılaştırarak, insanlığa karşı suç işlemekle itham etmiş ve İsrail hükümetinin tepkisini çekmişti.


AA


ETA SİLAH BIRAKTI

İspanya'nın kuzeydoğusundaki Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ve AB terör örgütleri listesinde bulunan ETA, 43 yıl sonra silahlı mücadeleyi bıraktığını açıkladı.

ETA, Bask bölgesinde yayınlanan Gara ve Berria adlı gazetelerin internet sitelerinde yayımlanan yazılı bildiride ve bir video görüntüsünde, ''silahlı faaliyetlerini tamamen sona erdirdiğini'' duyurdu.
Silah bırakmakta ''kararlı olduğunu ve açık bir vaatte bulunduğunu'' vurgulayan ETA, İspanyol ve Fransız hükümetlerine ''çatışmanın sonuçlarını çözüme kavuşturmak için direk bir diyalog yolu açılması'' çağrısında bulundu.
Yüzleri kapalı 3 kişi tarafından okunan ETA bildirisinde yapılan açıklamadan ''tarihi'' diye bahsedilirken,''Bask bölgesinde yeni bir siyasi dönem başladı. Siyasi sorunlara demokratik ve adil çözüm bulabilmek için tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız'' denildi.
GeÇen pazartesi günü San Sebastian kentinde yapılan Uluslararası Barış Konferansı'nın sonunda yapılan ''silah bırakma'' çağrısına atıfta bulunan ETA, bunu ''büyük bir siyasi girişim'' olarak değerlendirdi. Söz konusu Uluslararası Barış Konferansı'na, eski BM Genel Sekreteri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Kofi Annan, eski İrlanda Başbakanı Bertie Ahern, eski Norveç Başbakanı Gro Harlem Bruntland, İrlanda'daki Sinn Fein partisinin lideri Gerry Adams, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Kuzey İrlanda ile ilgili konulardaki başmüzakerecisi Jonathan Powell, eski Fransa İçişleri Bakanı Pierre Joxe gibi isimler ile Bask bölgesinde şu anda ana muhalefette bulunan Bask Milliyetçi Hareketi (PNV) ve Bask parlamentosundaki diğer siyasi partiler, Bask'taki aşırı milliyetçi sol hareket ''izqiuerda abertzale'', Bask'taki sendikalar ile bazı işadamları katılmıştı.

ETA son olarak 5 Eylül 2009 tarihinde ateşkes ilan etmiş ve 10 Ocak 2011'de bunu ''kalıcı, genel ve doğruluğu uluslararası alanda kanıtlanabilir'' boyuta taşımıştı. 43 yıldır terör saldırıları düzenleyen ETA, bazı İspanyol kaynaklarına göre 829, bazılarına göre de 859 kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor.

ETA'nın açıklamasında ne örgütün feshedilmesine ne de silah teslim edilmesine herhangi bir atıfta bulunulmaması dikkat çekti.

AA